+ Yeni Konu aç
6 sonuçtan 1 ile 6 arası

Manzum Hikaye ve Özellikleri

Dersler Kategorisinde ve Edebiyat Forumunda Bulunan Manzum Hikaye ve Özellikleri Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Manzum Hikaye ve Özellikleri Nazım şeklinde yazılan hikâyelere manzum hikâye denir. Manzum hikâyelerin öykülerden tek farkı şiir biçiminde yazılmış olmalarıdır. ...

  1. #1
    Forum Kurucusu DENİZYILDIZI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2013
    Mesajlar
    27.189
    Yazı Boyutu

    Manzum Hikaye ve Özellikleri

    Nazım şeklinde yazılan hikâyelere manzum hikâye denir. Manzum hikâyelerin öykülerden tek farkı şiir biçiminde yazılmış olmalarıdır. Bu tür hikâyelerde didaktik şiir özelliği görülür.
    Hikayede bulunan bütün özellikler (olay,yer,zaman,kişiler) manzum hikâyede de bulunur.
    Eski edebiyatımızda uzun hikâyeler mesnevi türü ile yazılırdı. Tanzimattan sonra ortaya çıkan manzume türü kafiyeli ve redifli, şiir biçiminde hikâye yazmak amacını güder. Bu tür için ilk adımları Recaizade Ekrem yazmıştır; Baba, Hasta gibi önemli manzum hikâyeleri bulunur. Bu tür Servet-i Fünun döneminde yaygınlaşmaya başlamıştır.
    Manzum hikâye'nin önemli temsilcileri Mehmet Akif Ersoy ve Tevfik Fikret' tir. Bunun yanı sıra Beş Hececiler de bu türe önemli katkılarda bulunmuşlardır. Düşündürücü ve eğitici manzum hikâyelere örnek olarak ise Yahya Kemal Beyatlı'nın "Nazar" isimli eserini örnek verebiliriz.
    Manzum hikâye'nin Özellikleri
    -Manzum hikâyeler edebi metinlerdir.
    -Konu ve özellik bakımından hikâye ile aynı özellikleri gösterirler.
    -Manzum hikâyelerde şair ya bir olayı anlatır ya da bir öğüt verme çabası güder.
    -Manzum hikâyeler genellikle bir çevre tasviriyle başlar, ardından o çevrede bulunan kişiler anlatılır. Daha sonra ise olay anlatılır. Amaç okuyucuya bu bölümde ders veya öğüt vermektir.
    - Giriş, gelişme ve sonuç bölümleri hikâye ile benzer özellikler gösterir.
    -Manzum hikâyeler düşündürücü ve eğiticidir.
    -Manzum hikâyeler birçok bölümden oluşur. İlk bölümde anlatılmak istenen olaydan ve kişilerden bahsedilir. İkinci bölümde ise olaylar anlatılır ve örneklerle tasdik edilir. Üçüncü bölümde ise olay son bulur ve okuyucuya ders vermeyi güden cümleler yer alır.
    -Manzum hikayede her olay işlenebilir. Sıradan olaylar, sosyal olaylar vs.
    -Manzum hikayeler dörtlük , beyit, bent şeklinde de yazılabilir.
    -Mensur hikayeden (düzyazı) hiçbir farkı yoktur. Kişiler, zaman, mekan, olay bu hikayelerde de vardır. Tek farkı şiirselliktir. Dizelerdir. Kafiye ve rediftir.
    -Toplumu ilgilendiren olaylar işlenir.
    -Daha çok ders veren, eğitici, öğretici, etkileyici konular seçilir.
    -Ölçü ve uyağa dikkat edilir.
    -Anlam, alttaki dizelerde devam eder.
    -Karşılıklı konuşmalara yer verilir.
    -Dizelerin uzunlukları aynı olmayabilir.
    -Bu nazım şekli edebiyatımıza Tanzimat Dönemi'nden sonra girmiştir.
    Örnek Manzun Hikaye-1
    NAZAR -Yahya Kemal Beyatlı
    Gece, Leylâ'yı ayın on dördü,
    Koyda tenhâ yıkanırken gördü.
    "Kız vücûdun ne güzel böyle açık!
    Kız yakından göreyim sâhile çık!"
    Baktı etrâfına ürkek, ürkek
    Dedi: "Tenhâda bu ses nolsa gerek,"
    "Kız vücûdun sarı güller gibi ter!"
    Dedi: "Tenhâda bu ses nolsa gerek?"
    Aranırken ayın ölgün sesini,
    Soğuk ay öptü beyaz ensesini.
    Sardı her uzvunu bir ince sızı;
    Bu öpüş gül gibi soldurdu kızı.
    Soldu, günden güne sessiz, soldu!
    Dediler hep: "Kıza bir hâl oldu!"
    Tâ içindendi gelen hıçkırığı,
    Kalbinin vardı derin bir kırığı.
    Yattı, bir ses duyuyormuş gibi lâl.
    Yattı, aylarca devâm ett bu hâl.
    Sindi sîmâsına akşam hüznü.
    Böyle, yastıkda görenler yüzünü,
    Avuturlarken uzun sözlerle,
    O susup baktı derin gözlerle.
    Evi rüzgâr gibi bir sır gezdi,
    Herkes endîşeli bir şey sezdi.
    Bir sabah söyledi son sözlerini,
    Yumdu dünyâya elâ gözlerini;
    Koptu evden acı bir vâveylâ,
    Odalar inledi: "Leylâ! Leylâ!"
    Geldi köy kızları, el bağladılar...
    Diz çöküp ağladılar, ağladılar!
    Nice günler bu şeâmetli ölüm,
    Oldu çok kimseye bir gizli düğüm;
    Nice günler bakarak dalgalara,
    Dediler: "Uğradı Leylâ nazara!"
    Örnek Manzun Hikaye-2
    Küfe -Mehmet Âkif Ersoy

    Beş on gün oldu ki, mu'tâda inkıyâd ile ben
    Sabahleyin çıkıvermiştim evden erkenden.
    Bizim mahalle de İstanbul'un kenârı demek:
    Sokaklarında gezilmez ki yüzme bilmiyerek!
    Adım başında derin bir buhayre dalgalanır,
    Sular karardı mı, artık gelen gelir dayanır.
    Bir elde olmalı kandil, bir elde iskandil,
    Selâmetin yolu insan için bu, başka değil!
    Elimde bir koca değnek, onunla yokla*****,
    Önüm adaysa basıp, yok, denizse atla*****,
    Ayakta durmaya elbirliğiyle gayret eden,
    Lisân-ı hâl ile amma rükûa niyyet eden-
    O sâlhurde, harâb evlerin saçaklarına,
    Sığınmış öyle giderken, hemen ayaklarına
    Delîlimin koca bir şey takıldı... Baktım ki:
    Genişçe bir küfe yatmakta, hem epey eski.
    Bu bir hamal küfesiymiş... Aceb kimin? Derken;
    On üç yaşında kadar bir çocuk gelip öteden,
    Gerildi, tekmeyi indirdi öyle bir küfeye:
    Tekermeker küfe bîtâb düştü tâ öteye.
    -Benim babam senin altında öldü, sen hâlâ
    Kurumla yat sokağın ortasında böyle daha!
    O anda karşıki evden bir orta yaşlı kadın
    Göründü:
    -Oh benim oğlum, gel etme kırma sakın!
    Ne istedin küfeden yavrum?Ağzı yok, dili yok,
    Baban sekiz sene kullandı... Hem de derdi ki: "Çok
    Uğurlu bir küfedir, kalmadım hemen yüksüz... "
    Baban gidince demek kaldı âdetâ öksüz!
    Onunla besliyeceksin ananla kardeşini.
    Bebek misin daha öğrenmedin mi sen işini?"
    Dedim ki ben de:
    Ayol dinle annenin sözünü...
    Fakat çocuk bana haykırdı ekşitip yüzünü:
    -Sakallı, yok mu işin? Git, cehennem ol Şuradan!
    Ne dırlanıp duruyorsun sabahleyin oradan?
    Benim içim yanıyor: Dağ kadar babam gitti...
    -Baban yerinde adamdan ne istedin şimdi?
    Adamcağız sana, bak hâl dilince söylerken...
    -Bırak hanım, o çocuktur, kusûra bakmam ben...
    Adın nedir senin, oğlum?
    -Hasan.
    -Hasan, dinle.
    Zararlı sen çıkacaksın bütün bu hiddetle.
    Benim de yandı içim anlayınca derdinizi...
    Fakat, baban sana ısmarlayıp da gitti sizi.
    O, bunca yıl çalışıp alnının teriyle seni
    Nasıl büyüttü? Bugün, sen de kendi kardeşini,
    Yetim bırakmı***** besleyip büyütmelisin.
    -Küfeyle öyle mi?
    -Hay hay! Neden bu söz lâkin?
    Kuzum, ayıp mı çalışmak, günah mı yük taşımak?
    Ayıp: Dilencilik, işlerken el, yürürken ayak.
    -Ne doğru söyledi! Öp oğlum amcanın elini...
    -Unuttun öyle mi? Bayramda komşunun gelini:
    "Hasan, dayım yatı mekteplerinde zâbittir;
    Senin de zihnin açık... Söylemiş olaydık bir...
    Koyardı mektebe... Dur söyleyim" demişti hani?
    Okutma sen de hamal yap bu yaşta şimdi beni!
    Söz anladım uzun, hem de pek uzun sürecek;
    Benimse vardı o gün birçok işlerim görecek;
    Bıraktım onları, saptım yokuşlu bir yoldan,
    Ne oldu şimdi aceb, kim bilir, zavallı Hasan?
    Bizim çocuk yaramaz, evde dinlenip durmaz;
    Geçende Fâtih'e çıktık ikindi üstü biraz.
    Kömürcüler kapısından girince biz, develer
    Kızın merâkını celbetti, dâima da eder:
    O yamrı yumru beden, upuzun boyun, o bacak,
    O arkasındaki püskül ki kuyruğu olacak!
    Hakîkaten görecek şey değil mi ya? Derken,
    Dönünce arkama, baktım: Beş on adım geriden,
    Belinde enlice bir şal, başında âbâni,
    Bir orta boylu, güler yüzlü pîr-i nûrânî;
    Yanında koskocaman bir küfeyle bir çocucak,
    Yavaş yavaş geliyorlar. Fakat tesâdüfe bak:
    Çocuk, benim o sabah gördüğüm zavallı yetim...
    Şu var ki, yavrucağın hâli eskisinden elim:
    Cılız bacaklarının dizden altı çırçıplak...
    Bir ince mintanın altında titriyor, donacak!
    Ayakta kundura yok, başta var mı fes? Ne gezer!
    Düğümlü alnının üstünde sâde bir çember.
    Nefes değil o soluklar, kesik kesik feryad;
    Nazar değil o bakışlar, dümû-i istimdad.
    Bu bir ayaklı sefalet ki yalnayak, baş açık;
    On üç yaşında buruşmuş cebin-i safi, yazık!
    O anda mekteb-i rüşdiyyeden taburla çıkan
    Bir elliden mütecaviz çocuk ki, muntazaman
    Geçerken eylediler ihtiyarı vakfe-güzin...
    Hasan'la karşılaşırken bu sahne oldu hazin;
    Evet, bu yavruların hepsi, pür südud-i şebab,
    Eder dururdu birer aşiyan-ı nura şitab.
    Birazdan oynıyacak hepsi bunların, ne iyi!
    Fakat Hasan, babasından kalan o pis küfeyi,
    -Ki ezmek istedi görmekle reh-güzarında-
    İlel'ebed çekecek dûş-i ıztırarında!
    O, yük değil, kaderin bir cezası ma'sûma...
    Yazık, günahı nedir, bilmeyen şu mahkuma!

    Konu Bilgileri

  2. #2
    Senior Member •••G e B Z e L i••• - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2013
    Mesajlar
    2.032
    PayLasım ıcın tesekkurler emeqinize saqLık..

    [IMG]http://img.blogcu.com/uploads/pusat58058_pusat58058_adammit3qa5[1][1].gif[/IMG]

  3. #3
    Senior Member HüZün SeLi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2013
    Mesajlar
    11.503
    Emeğinize SağLık TşkLer GüzeL PayLaşım İçin..!!

    Sahibinden SatıLık Aşk'Lar Gördüm Ben...
    Karaktere Sıfır, Şerefsiz İnsan ManzaraLı..!!!

    + الحزن سيلي نمارس +



  4. #4
    PARGALI
    Ziyaretçi PARGALI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    paylaşım için teşekkürler


  5. #5
    .:TeK TaneM:. .:TeK TaneM:. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2013
    Mesajlar
    14.894
    Emeginize saglık tşkler paylaşım için.


  6. #6
    cantanesi
    Ziyaretçi cantanesi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emeginize saglık güzel paylaşımınız için tskler


+ Yeni Konu aç
  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Manzum Hikaye ve Özellikleri


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1